16 Kasım 2012 Cuma

Wish List: Maison Martin Margiela-H&M

Maison Martin Margiela koleksiyonu büyük bir heyecan fırtınası ile beklenirken, nihayet dün H&M'in İstinye Park mağazasındaki yerini aldı. Bu heyecanlı bekleyişe değdi doğrusu. Değdi mi değmedi mi siz karar verin. Çünkü ben kararımı verdim çoktan. 




15 Kasım 2012 Perşembe

Seyahate Çağrı

Louis Vuitton'la bir yolculuğa ne dersiniz? "Eveeet" dediğinizi duyar gibiyim. O zaman sizi şöyle alalım. Ünlü model Arizona Muse bizi Fransa'nın en önemli simgelerinden birine, Louvre Müzesine götürüyor. Arizona, Louvre Müzesinde havalı havalı yürürken biz de seyre dalıyoruz sanat harikalarına. (sanat harikaları: Arizona Muse, Louis Vuitton ve Louvre'un ta kendisi!)  Ardından kırmızı-beyaz balonla Paris semalarında süzülüyoruz.






14 Kasım 2012 Çarşamba

RADAR: Bullet Magazine-İdil Tabanca

İdil Tabanca geçenlerde Milliyet Gazetesi'nin bir haberinde radarıma takıldı. İdil Tabanca'yı nerden hatırlıyorum derken bi an Vogue Türkiye için yapılan çekimi geldi. Hafızamdaki puzzle tamamlanınca bir ışık çaktı kafamda. Daha sonra benim de ilgiyle takip ettiğim Bullet Magazine'in genel yayın yönetmeni olduğunu öğrenince hayli şaşırdım. Nerden nereye. İdil Tabanca aynı zamanda derginin de sahibi. Sadece derginin genel yayın yönetmeni demek yanlış olur çünkü kendisine ait bulletmedia adında bir medyası var. İçerikleri çok sağlam.Zaten bu devirde farklı içerik sunmazsan hiç şansın yok. İdil Tabanca'nın marifetleri bununla da kalmıyor. Kendisinin Dexter'ın yıldızı Micheal C. Hall'la röportaj yapmışlığı, Blake Lively'i de dergisine kapak yapmışlığı var. Daha ne olsun. 







İdil Tabanca'nın kendine has bir tarzı/duruşu var. Giydikleriyle bir tık farklı. Eklektik, kendine has karışımı ile dikkat çekiyor.





11 Kasım 2012 Pazar

İyi Pazarlar!

Bu pazar dağlara, kırlara koşuyoruz. Bol oksijenli, yeşillik yerlere. Kimin sayesinde mi? Trust'ın sayesinde. Candy Walls şarkılarının klipleri ile bizi motorsikletlerinin arkasına alıyorlar ve çok uzak diyarlara götürüyorlar. Manzaraları seyrede seyrede, şarkılarıyla mest oluyoruz adeta. Şarkının büyüsüne kapılıp gidiyoruz...

  

10 Kasım 2012 Cumartesi

İzindeyiz Atam!

 Tartışmasız gelmiş geçmiş en şık dünya liderlerinden biriydi Mustafa Kemal Atatürk. Duruşuyla, karizmasıyla, kıyafet seçimleri ile diğer liderlerden  hep bir önde, hep  ilerideydi. "Medeni ve beynelmilel kıyafet milletimiz için layık bir kıyafettir, onu giyeceğiz" sözüyle de stiline ne kadar değer verdiğini göstermekteydi. 
Biz de bu ileri görüşlülüğün ve çağdaşlığınla, bize sunduğun ilkeler ışığında yürümeye devam edeceğiz... İzindeyiz Atam! Her daim.




O aydın kişiliği ve üstün askeri başarılarıyla tüm dünya liderlerinin örnek aldığı bir liderdi. O'nun kusursuz bu kişiliği hiç şüphesiz ki kıyafet tarzına da etki etmişti. İşte Nebil Özgentürk'ün ‘Gazi’nin Son Tanıkları Anlatıyor; O Daima Şıktı’ kitabından özetle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şıklık sırları.





Günlük kıyafetlerinin bir kısmı Paris’ten Deporant mağazasından alınıyordu. Söylenenlere göre Fransa’daki terzisinde Atatürk’ün bedeninde bir model bulunuyor istenilen kıyafet bu modele göre dikiliyordu.

Gömlekte genellikle açık renk beyaz krem ya da bej tercih ediyordu. Savarona yatı alındıktan sonra kısa kollu ipek ya da keten gömlek giyiyordu.

Değişik yaka çeşitleri kullanıyor kimi zaman yaka takıyordu.




Hemen hemen hepsi siyah olan takım elbiseleri üç parçadan oluşuyordu ceket pantolon ve yelek.

Yeleğinde köstekli saati ceketinin küçük cebinde ise mendili hiç eksik olmuyordu.

Daima ütüsünün düzgün olmasına kıyafetin yürürken sarkma yapmamasına kıvrılmamasına dikkat ediyordu.



Askerliğinin ilk döneminde fes, savaş yıllarında kalpak kullandıktan sonra Batılı tarzda şapkalar taktı. Panama silindir melon kasket... Şapkalarına da bütün giysilerine olduğu gibi isminin baş harflerinden oluşan bir marka işleniyordu: G.M.K.




Kimi zamanlar kaşkol da takıyordu. Kimisi ‘Sulka and Company’ marka krem rengi kar tanesi desenli ipek kumaştan yapılmış kaşkollar gardırobunu süslüyordu.

Frak ve smokinlerinde daha çok yün krep ve kumaş kullanılıyordu. Yeleklerde ise satene ağırlık veriliyordu.

Smokin ve frakta beyaz papyon takmayı yeğliyordu.




Seyahatlerinde daha çok tüvit takımını güderi ceketini ‘riding coat’ tarzındaki jokey pantolonlarını giyiyordu.
Gömleklerinde önce Arap harfleriyle daha sonra Latin harfleriyle isminin baş harfi yazan arma kullanılıyordu. Arma gömleğinin koluna ya da göğüs kısmına işleniyordu.



Aksesuar olarak bastonun yanı sıra kol düğmeleri çok sık olmasa da yaka iğnesi eksik olmuyordu.



Kruvaze ceketten pek hoşlanmıyor ve bu modelden uzak duruyordu. Boyunu daha uzun göstermesi için ceketlerinin omuz ıskalasını arkaya doğru diktiriyordu.

42 numara daha çok bağcıklı rugan ayakkabı giyiyordu. Ya İngiltere’den getirilen ya da Sirkeci’deki Altın Çizme’ye ve Nuri’ye sipariş verilen ayakkabılarında duruma göre tozluk da kullanıyordu.Rugan ayakkabılarının astarını kırmızı kadifeyle kaplatıyordu.



Pelerin ilk kez onun omuzlarında görüldü. Hem savaşta hem cumhurbaşkanlığı döneminde bazen siyah bazen mavi pelerin atıyordu omuzlarına. Zor giyinebilen ve taşınabilen pelerini değme aktörlere taş çıkartacak kadar etkileyici kullanıyordu.

Anlamlı Kampanya

  Çift Geyik ve Markafoni dünyanın en şık liderlerinden Mustafa Kemal Atatürk'e yakışır anlamlı bir kampanya ile karşımızda. Türkiye’nin en köklü tekstil firması ile 
 özel alışveriş kulübü, şehit ailelerine destek kampanyası için bir araya geldi. 
Çift Geyik Karaca, ülkemizin içinde bulunduğu bu kritik günlerde Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Aziz Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına katkıda bulunmak için ismiyle özdeşleşmiş süveteri üretti. Atatürk resimli özel kutularda sınırlı sayıda üretilen bu süveterlerden elde edilen gelir Şehit ailelerine bağışlanacak.


9 Kasım 2012 Cuma

StyleZOOM: Ezgi Deniz Yılmaz

Yine bir StyleZOOM ile karşınızdayız efenim. Bu kez StyleZOOM'un konuğu Ezgi Deniz Yılmaz. Renkli dünyasının kapılarını açan Ezgi'nin dünyasına, stiline gelin yakından bakalım. Ezgi deli dolu, hayatı doyasıya yaşayan, tadını çıkaran bir arkadaşımızdı bahsettiğimiz üzere. Evdeki çekimlerde de bu ruh halinden ve enerjisinden de hiçbir şey kaybetmemişti. Yine formundaydı.  
Daha fazla lafı uzatmadan sadede gelelim.Biz susalım fotoğraflar konuşsun. 








Ezgi ve kedisi Parti. Anne oğul gibiler. Bakın nasıl da seviyorlar birbirlerini.




 Ezginin bavullar dolusu ayakkabısı var desek yalan olmaz. O kadar çoklar ki... Nereden ne çıkacağı hiç belli olmuyor. Evi bir ayakkabı cenneti. Bunlar sadece tekini bulabildiklerimiz:) 



Ezgi, Zara çiçekli elbisesi ve kocaman mavi fincanıyla objektife göz kırpıyor.


"Stil detaylarda gizlidir" diyerek biraz da Ezgi'nin aksesuarlarına göz atalım.


Dış çekimde kullandığımız parçalar: H&M topuklu ayakkabılar ve Pull&Bear mini şort



Tekini bulamadığımız ayakkabılardan:)



Ezgi sabah mahmurluğunu üzerinden atamamıştı. Fotoğraflarda da an be an şahit olabilirsiniz.




Çekimde bizim hızımıza yetişemeyen Parti uykuya dalmış bile... zzzzz...


Ama manzaranın da en çok keyfini çıkaran Parti.