3 Şubat 2014 Pazartesi

Portre: Erik Satie

Şubat ayına yeni bir bölümle başlıyoruz. Bu bölümde bana ilham veren-hayat hikayeleri-eserleriyle etkileyen isimlerle tanışacak, ilginç anektodlarla bu isimleri tanıyacaksınız.
Portre'nin ilk konuğu Fransız besteci-piyanist Erik Satie.



Erik Satie'nin Gnossienne melodileriyle tanıştığım an NTV'nin kült programı Gece Gündüz'ün açılışı müziği sayesinde olmuştu. Ardındansa aynı melodi Martin Scorcese'nin yönettiği Hugo filminde karşıma çıktı tekrar. Ve o filmle birlikte Erik Satie'yi araştırmaya/tanımaya başladım. Hayli ilginç bir yaşam öyküsü.

***
Şimdi sizinle de tanıştıracağım Erik Satie'yi.  
Ama önce  her dinleyişimde beni etkileyen melodilere sahip Gnossienne No.1 ile başlayalım.



Bir merakla peşinden gittiğim Erik Satie'nin hayat hikayesini okuduğumdaysa ilginç dipnotlar yakaladım. Mesela Satie dinlediğiniz Gnossienne No.1'i Paris Büyük Sergisi'nde duyduğu Rumen pop müziği ve Endonezya vurmalı çalgılar Topluluğu'nun yaptığı müzikten etkilenerek Gnossiennes bestelemiş.

Erik Satie enteresan bir karakter -ki müzik dünyasına bir yenilik getirmiş, müzikte "mizahın babası" olarak anılıyor günümüzde de. Bu da bestelerine verdiği "dişi ağrıyan bülbül,armut biçiminde parça" gibi isimlerden dolayı.



Hayatı boyunca gariplikleri ile anılmış hep. Ölümünden sonra gardırobunda bulunun birbirinin aynı 12 kadife takım elbise, düzinelerce şemsiye ve birbirine eş 84 mendil uzun süre müziğinden daha çok konuşulmuş Kadifeli Centilmen. 

Müzik dünyasının ilgisinin onun garip kişiliğinden, eserlerine yönelmesi 1948'de ABD'de bir üniversitede gerçekleşen Satie Festivali ile mümkün oldu. Bu festivali organize eden Amerikalı besteci John Cage, Satie'nin Vexations adlı eserini duymuştu ve 1963'te New York'ta 10 piyanistin 2 saatlik nöbetlerle piyano çalması ile eser seslendirildi. Bu deneyimden sadece John Cage değil, Yoko Ono ve John Lennon da çok etkilenmişti ve kendi ifadelerine göre 1968 yılında Vietnam Savaşı'nı protesto için hafta boyunca kendini hapsetme protestosunu Vexations deneyiminden esinlenerek gerçekleştirdiler.

***
Melodileriyle-besteleriyle pek çok insanı etkileyen ve etkilemeye devam eden Erik Satie'nin bende yeri özel olan Gymnopédie No.1'i ile sonlandıralım Erik Satie portresini.



25 Ocak 2014 Cumartesi

Jukebox -Kayahan's Playlist

Jukebox'ın yeni konuğu Kayahan Uluş. Kayahan müzikle yaşayan bir adam. Müzik onun için çok önemli -ki müzik sevgisini dijital platforma taşıdığı/favori parçalarını paylaştığı Analog Radyo adında bir blogu var. Mesela bugünün şarkısı Travis'in klasikleşmiş şarkısı "Sing".Cumartesi gününü müzikle dolu geçirmek, Travis'den Sing'i ve diğer favorilerini dinlemek için Kayahan'ın blogunu takibe alabilirsiniz. Takip için adres analogradyo.tumblr.com

***
Kayahan'ın fashionandgustoblog için paylaştığı kış playlistinden favorim Ólafur Arnalds - Near Light ve yeni keşfi Birdy'den People Help The People. Bakalım sizin favoriniz hangisi olacak? Kayahan playlistiyle karşınızda.





Jukebox için çalacağın 3 parça*

Bu kış playlistindeki favori 5 parçan*
Genellikle kış günü evde ya da sokakta içimi ısıtacak ve ritim tutturacak şarkılar dinlemeye çalışırım.

Yeni keşfettiğin isimler/müzikler var mı bizle paylaşabileceğin*
Yeni keşfettiğim isimlerden Parov Stelar’dan özellikle “The Princess Part One, Part Two ve The Art of Sampling” albümlerini , 
“People Help The People” single’i ile keşfettiğim Birdy’nin son albümü Fire Within’i ve son zamanlardaki en büyük keşfim enstrümantal müzik yapan God is An Astronaut'u tavsiye ediyorum. Özelikle dinlenmesi gerekenler ise; “All is Violent, All is Bright ” ve “Lost Kingdom”

  "Mutlaka dinlemeli" dediğin bir albüm var mı*
Cennetten gelen grup yani nam-ı değer Coldplay’in bütün albümleri demek isterdim ama son albümleri Mylo Xyloto ile adeta zirve yaptılar. Yeni başlayanlar içinse; X & Y albümleri.

Önümüzdeki aylarda “kaçırılmayacaklar" listene eklediğin bir konser/etkinlik var mı*
Genellikle yeni sanatçıları keşfetmek/dinlemek için Salon'un konserlerini takip ediyorum. 21 Şubat’taki Tunng konseri ile 22 Mart’taki Yuck konseri listeme eklediğim/merakla beklediğim konserler.

23 Ocak 2014 Perşembe

1 Şehir 1 İnsan: Berlin

Avrupa'da dolaşmaya devam. Bu kez istikamet Almanya'nın başkenti-Avrupa'nın yeni hip adresi Berlin. Rehberimiz ise Instagram'da fotoğraflarının/blogunda ve Çok Gezenler Kulübü'nde yazılarının sıkı takipçisi olduğum, blogger Hazal Yılmaz nam-ı diğer @anlamarama. Hazal Yılmaz'ın önerileri sayesinde Londra'da o kadar çok orjinal mekan ile tanıştım ki! Özellikle de Brick Lane'de. Ne kadar teşekkür etsem az. Yazımı teşekkürlerimi sunarak sonlandırırken daha fazla sözü uzatmadan sizi Hazal Yılmaz'ın Berlin'i ile başbaşa bırakıyorum.


 3 kelimeyle Berlin*
Kozmopolit, Yaratıcı, Uykusuz

Berlin'de yapmaktan en çok keyif aldığın 3 şey*
Berlin pazar günleri de yaşar. Bu yüzden çok seviyorum. Sabah Mauer Park’taki bit pazarına gidip kitap, Cd, kıyafet, sanat baktıktan sonra Anne Blume kahvesinde kahvaltımı ederim. Öğleden sonra istikamet kışın bit pazarları düzenlenen, yazın suni bir parti kumsalına dönülen Badeschiff.  

Otel/ tasarım ofisi /dükkan /yaşam alanı. Berlin'deki Michel Berger Hotel 2014'te trend olacak çok kapsamlı üretim merkezleri kategorisinde türünün ilk örneklerinden biri. Sen odanı ayırt, biz cokgezenlerkulubu.com'da Berlin rehberini yaptık. www.michelbergerhotel.com 

Avrupa’nın en yeni adetlerinden biri “burası mı, yan taraf mı, nereden gireceğiz şimdi?” diye panik içinde aranan barlar. 
Maksat: Bilen gelsin, yoldan geçen içeri dalıp kalabalık yaratmasın, kısaca turisti az, müdavimi bol olsun. Bunun için Berlin’in en eskilerinden Green Door’la tanıştırmak istedim seni. Pencereler kadife örtülerle sıkı sıkıya kapanmış olduğundan kapıyı tıklamak, zili çalmak ve beklemek şart. Berlin’e geldiğinde burada sık sık takılan David Bowie’yle henüz karşılaşamadım ama ne yapalım.

Berlin'deki favori adreslerin*
Dünyanın tüm dergilerini bulabileceğin, benim mabedim Do You Read Me? 
www.doyoureadme.de 

Eski bir gardan dönüştürülen modern sanatın merkezi Hamburger Bahnhof

Çok iyi kahve içmek için Ralf The Barn (Auguststr. 58)

Sosis-patates salatası kombosunu devasa bir piknik ortamında tüketmek istersen Prater Garten

Tüm yaratıcı işler birarada konseptine uygun bir mekan daha: Agora Collective. Kahve, serbest meslek erkanları için çalışma alanı, sanatçı stüdyosu, geçici sinema, yoga ve pilates sevenler için spor salonu, 16 Euro verip şefin elinden çıkma romantik yemekler yiyebileceğin restoran, mobilya tasarımcılarının buluşma noktası ve dahası…

Berlin'den önereceğin bir müzik grubu ya da sanatçı var mı*
Önereceğim Neukölln’deki Ä’ya gitmek. Berlin’in tüm parlayan yıldızlarını, iyi müzik yapan ve dinleyen insanlarını burada göreceksin. 

Berlin'i neden tavsiye edersin*
Berlin çocukların ve köpeklerin parklarda dolaştığı, kendini durmadan yenileyen, pek çok ülkeden insanın buluştuğu, yaratıcı enerjisi çok yüksek bir şehir. Toplu taşıma aracının bisiklet, hayatın da pek çok Avrupa şehrine göre ucuz olduğunu düşünecek olursak, bence iyi yaşamak için hemen kalkıp gitmelik bir şehir. Tatile de değil sadece, okula, yaşamaya, ilhamlanmaya.



1 Berlin'de sevdiklerim no:3759. Başınız yukarıda tramvaydan kaçmaya çalışırken karşınıza ne çıkacağını asla bilemiyorsunuz. 

2 Dünyanın en güzel Bloody Marrysini ve ev yapımı guacamole'li nachoları yapan White Trash'in açılmasını beklerken yanındaki bir avluya dalıyoruz. Bir kez daha. Sanat, antika, hayat kapılar ardında.

3 Duvarda İkinci Dünya Savaşı'ndan kalmış kurşunlar görünüyor, üst katlarda terk edilmiş binaların girişlerindeyse kahveler açılıyor. İnternet bedava, latte güzel. Möbel kahvenin adı değil Almanca mobilya demek.

4 Kastanienallee olarak bilinen doğunun barlar sokağındayız. Preter Garden'da sosis - patates salatası- buğday birası. 

5 Önce Klaus gelip de Marilyn'i çiziyor, yanında Day Dream Nation yer açıyor. Ama eser elinde sprey boyasıyla dolaşan bir graffitici işe el atınca kendini tamamlıyor. Güzelsin be. Evimin duvarı olsana.

6 Das Edelweiss, yazın güneşin altında yanmak isteyenlerin, kışın kokteylini alıp kitaplarıyla başbaşa kalmak isteyenlerin, yaz ortasında kış görünce şaşkınlıkla sokakta kalanların yeri.

17 Ocak 2014 Cuma

Simple is Beautiful

Bir çantadan beklentiniz ne olabilir? Alt tarafı bir çanta diyebilirsiniz beyler. Ama öyle demeyin. Çünkü bu çanta başka çanta. Bu çanta Mifland Leather. Öyle böyle değil. İlk görüşte vuruldum-aşık oldum. Ama en çok da aşağıda fotoğrafını gördüğünüz bu güzele.


Bir de el yapımı olduklarını öğrenince - hayranlığım daha da arttı. Minimalist dizayn- kullanılan renkler muazzam. Sadeliğin doruklarında gezinen bu güzeller hem çok "zamansız" hem de çok "cool!"




Bu güzellere daha da yakından bakmak-keşfetmek için mifland.com

İlham almak içinse instagram.com/miflandbrand

16 Ocak 2014 Perşembe

Sıradışı Sanatlar#1

İlham alınası/farklı 2 sanat dalı ve sanatçıyla tanıştıracağım sizi. Bunlardan ilki Londra Catto Gallery'de geçen ay "Denimu" sergisiyle hayli dikkat çeken Denim art sanatçısı Ian Berry nam-ı diğer Denimu. Eserler muazzam, Ian Berry denimle harikalar yaratmış. Kendisini ve işlerini daha da yakından tanımak için: denimu.com/index.htm





Bir diğer farklı ve deli işi sanatsa Tape Art (bant sanatı). Sokak sanatçısı Max Zorn tape art'ın ustası. Max'ı keşfedişim ise daha çok yeni. Deutche Welle'nin lifestyle haber bülteni Euromaxx'de(-ki şiddetle bu programı izlemenizi tavsiye ederim) izlediğim ve işlerini hayranlıkla takibe aldığım isimlerden biri haline geldi Max Zorn.
Tape Art ve Max Zorn hakkında daha fazla bilgilenmek içinse: maxzorn.com 
Max'ın performansını gösteren video içinse sayfanın sonuna.






14 Ocak 2014 Salı

Vintage Days

 Eskinin nostaljisi, güzelliği bi başka. Yaşanmışlıklar-hikayeler hala kıyafetlerin üzerinde -birşeyler anlatmaya çalışıyorlar gibi. Bir nostaljisever olarak bu çekimi büyük bir heyecanla-mutlulukla yaptım. Çıkan fotoğrafları da görünce heyecanım daha da arttı. Kıyafetlerle- Orkun'un ruhu birebir örtüştü. Ortaya müthiş fotoğraflar çıktı.
***
Güzel iş çıkardık.


Fotoğraf/Styling: Murat Can Uysal
Model: Orkun Destici


Bu postu hazırlarken"kıyafetlerin içine şiirler diken sanatçı" haberiyle karşılaştım - ve hemen yeni birşeyler daha keşfetmenin mutluluğunu yaşadım. Blogda da paylaşmak istedim. Kıyafetlerin içine şiirler diken sanatçı ile tanışmak için projelerine şurdan bakabilirsiniz. agustinawoodgate.com/Poetry-Bombing




Tüm kıyafetler ve aksesuarlar Fikriye Vintage

Milan Men Fashion Week Sonbahar-Kış 2014/2015

Milan Men Fashion Week biterken bir başka moda haftası  Paris Men Fashion Week heyecanı içinde Milan'dan favorilerimi paylaşıyorum/ 
En favori marka sıralamamda ise ödülleri paylaştırıyorum.
 Birincilik -Neil Barrett'a geometrik baskılı sweatshirte,
İkincilik -Salvatore Ferragamo Elektrik mavi paltoya
Üçüncülük -Iceberg'in tümüyle-stylingini beğendiğim 2.looka.


MSMG

FENDI

SALVATORE FERRAGAMO

NEIL BARRETT

 PRADA