İyi Pazarlar bölümünde bu kez bir favori şarkımı paylaşmayacağım çünkü bu albümdeki tüm şarkılar favorim. 9 müthiş parçayı birden barındıran bir albüm. İlk albümleri Within and Without'dan sonra ikinci albümleri Paracosm ile karşımızda olan Washed Out'ın yeni albümü adeta chillwavede bir olay. Washed Out'un "Chillwave" ve "Dream Pop" tınılarının derin derin kulaklarımızın pasını sildiği ikinci albümü, ilk albüme göre sanatında daha da ustalaştığını gösteriyor. Sükunet içinde, hayallere dalma garantili Paracosm, benden 10 numara 5 yıldız aldı. Siz de Eylül ayının melankolikliğini yaşatan, yaz anılarını hatırlatan, sakin-dingin bir şeyler arıyorsanız Paracosm tam size göre. Herkese iyi pazarlar!
1 Eylül 2013 Pazar
28 Ağustos 2013 Çarşamba
1 Şehir 1 İnsan
Avrupa'daki şehirleri gezmeye devam. Sıradaki şehrimiz Torino, rehberimiz Buket Pala. Buket, İtalya'da Università degli Studi di Torino üniversitesinde eczacılık üzerine staj yapıyor, stajının arda kalan zamanlarında ise bol bol geziyor. Daha geçtiğimiz haftalarda İspanya, Roma ve Floransa'daydı mesela.
Buket, büyük bir İtalya ve Torino sevdalısı.
Buket'in Torino'da en çok keyif aldığı şey ise Torino'dan aldığı pembe bisikleti ile sokak sokak dolaşmak. Biz de Buket'in pembe bisikletinin peşine takıldık, Torino'yu keşfe çıktık. İşte Buket'in rehberliğinde Torino.

Torino'da havalar nasıl*
Buket, büyük bir İtalya ve Torino sevdalısı.
Buket'in Torino'da en çok keyif aldığı şey ise Torino'dan aldığı pembe bisikleti ile sokak sokak dolaşmak. Biz de Buket'in pembe bisikletinin peşine takıldık, Torino'yu keşfe çıktık. İşte Buket'in rehberliğinde Torino.

Torino'da havalar nasıl*
Torino'da havalar şu ara,özellikle sabah ve akşamları oldukça serin. Gün ortasında güneşli ama aniden bastıran yağmurları da çok meşhur:) Kısaca hem şemsiye hem de güneş gözlüğü taşımakta fayda var.
Torino'yu 3 kelimeyle anlat desem*
Simetrik,Kemerli,Boğalı
(Torino, İtalyanca'da 'küçük Boğa' anlamına geliyor. Bu yüzden şehrin resmi simgesi boğa. Tüm otobüslerde, metrolarda, mağazaların tabelalarında boğa figürleri görmek mümkün. Ayrıca şehrin birçok noktasında bulunan çeşmeler de boğa şeklinde)
Simetrik,Kemerli,Boğalı
(Torino, İtalyanca'da 'küçük Boğa' anlamına geliyor. Bu yüzden şehrin resmi simgesi boğa. Tüm otobüslerde, metrolarda, mağazaların tabelalarında boğa figürleri görmek mümkün. Ayrıca şehrin birçok noktasında bulunan çeşmeler de boğa şeklinde)
Torino'da bu ara ne moda*
Bu ara en çok mini şort/eteklerin ve maxi elbiselerin altına kombinlenen rock-chic zımbalı botlar çok moda.
Torino'da yapmaktan en çok keyif aldığın şey*
Avrupa'nın en büyük meydanlarından biri olan Piazza Vittorio'da oturup Po Nehri ve Gran Madre kilisesine karşı bir şeyler içmek. Bu meydanı çok seviyorum. Eşsiz bir manzarası var ve akşamları ayrı bir güzel.
Ayrıca Torino'daki en büyük eşya ve meyve sebze pazarı Porta Palazzo'dan aldığım çok eski pembe bisikletimle sokakları keşfetmek :)
İtalya'dan önereceğin bir müzik grubu ya da sanatçı var mı*
İtalya'dan önereceklerim benim de favorilerim olan;
Jovanotti-Estate (en sevdiğim)
Emma-Dimentico Tutto
Eros Ramazzotti feat Nicole Scherzinger-Fino All'estasi
Torino'daki favori adreslerin*
Torino Jazz Club
Cazdan hoşlanıyorsanız bu mekanı şiddetle tavsiye ederim. Torino Jazz Club, kaliteli cazın adresi.
Murphy's Pub
Arkadaşlarla bir şeyler içip sohbet etmek için ideal.
Di Un Gelato
İtalya denince akla, pizza ve makarnanın yanında dondurma da gelir. Di Un Gelato, şehirdeki en mükemmel dondurmaları satıyor, emin olabilirsiniz:) Torino'ya özgü Nutellalı ve fındıklıyı mutlaka deneyin!
Via Roma
Bu sokak,büyük San Carlo meydanını da içinde bulunduran, şehrin en işlek alışveriş noktası. Mağazalarla dolu, oldukça uzun bir sokak. Yalnızca vitrinlere bakmak bile hoşuma gidiyor.
Lago Maggiore Gölü
Lago Maggiore gölünün içinde üç tane adacık var ve adalar arası ulaşım küçük teknelerle sağlanıyor. Adalardan birinde botanik müzesi var. Biz gittiğimizde gölde yüzmüştük ve adalardaki eski evler, dar sokaklar, begonvil dolu bahçeler çok çok hoşuma gitmişti.
1-Buket'in emektar pembe bisikleti.
Torino Jazz Club
Cazdan hoşlanıyorsanız bu mekanı şiddetle tavsiye ederim. Torino Jazz Club, kaliteli cazın adresi.
Lobelix Cafe-Restoran
İtalya genelinde saat 7'den sonra ünlü ve tarihi cafelerin çoğunda belirli bir miktar karşılığı içki ve sınırsız açık büfe servisi var. Buna 'aperativo' deniyor. Torino'da akşam saatlerinde aperativo servisi olan bütün mekanlar tıklım tıklım. İtalyanlar yemek yerken sosyalleşmeyi,politika konuşmayı çok seviyor. Lobelix, şu ana kadar gördüğüm en güzel aperativoya sahip restoran.
İtalya genelinde saat 7'den sonra ünlü ve tarihi cafelerin çoğunda belirli bir miktar karşılığı içki ve sınırsız açık büfe servisi var. Buna 'aperativo' deniyor. Torino'da akşam saatlerinde aperativo servisi olan bütün mekanlar tıklım tıklım. İtalyanlar yemek yerken sosyalleşmeyi,politika konuşmayı çok seviyor. Lobelix, şu ana kadar gördüğüm en güzel aperativoya sahip restoran.
Murphy's Pub
Arkadaşlarla bir şeyler içip sohbet etmek için ideal.
Di Un Gelato
İtalya denince akla, pizza ve makarnanın yanında dondurma da gelir. Di Un Gelato, şehirdeki en mükemmel dondurmaları satıyor, emin olabilirsiniz:) Torino'ya özgü Nutellalı ve fındıklıyı mutlaka deneyin!
Via Roma
Bu sokak,büyük San Carlo meydanını da içinde bulunduran, şehrin en işlek alışveriş noktası. Mağazalarla dolu, oldukça uzun bir sokak. Yalnızca vitrinlere bakmak bile hoşuma gidiyor.
Lago Maggiore Gölü
Lago Maggiore gölünün içinde üç tane adacık var ve adalar arası ulaşım küçük teknelerle sağlanıyor. Adalardan birinde botanik müzesi var. Biz gittiğimizde gölde yüzmüştük ve adalardaki eski evler, dar sokaklar, begonvil dolu bahçeler çok çok hoşuma gitmişti.
1-Buket'in emektar pembe bisikleti.
2-Torino'ya yağmur bulutları yaklaşırken.
3-Buket, Lago Maggiore'nin dar sokaklarında.
4- Torino'nun en etkileyi caddelerinden Via Roma.
5-Lago Maggiore Gölünden tipik İtalyan-Akdenizli bir görüntü.
6-Lobelix'in meşhur aperativoları.
21 Ağustos 2013 Çarşamba
Yaz Tatili Kitabı
Cansu Ruban şiirleri-kısa öyküleri seven bir okur. Şiir-öykü kitapları okurken içine küçük dipnotlar yazan, anılarla yaşamayı seven, nostaljik-romantik bir isim. Kitapların dünyasında kaybolurken aynı zamanda keyifli müzikler dinlemeyi de bir ritüel haline dönüştüren Cansu'nun kitap dünyasını keşfedelim daha fazla sözü uzatmadan.
Hadi bize "Sonu Gelmez Öpüşler'i" okumamız için bir neden söyle*
Sembolizm akımından hoşlananlar için en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Özellikle Charles Baudelaire'in Kötülük Çiçekleri adlı kitabından Lanetlenmiş Kadınlar eserinin yer aldığı Ashes and Snow belgeselini izlemelerini şiddetle öneririm.
En sevdiğin kitap okuma mekanın*
Otobüsler, trenler, uçaklar diyebilirim. Yolculuklarda okunan kitapların tadı bi' başka.
Bu kitaptan sonra hangi kitabı okumayı planlıyosun*
Ece Temelkuran'ın son kitabı Düğümlere Üfleyen Kadınlar kitabını okumayı planlıyorum. Bu kitap dört kadına ait olan bir yolculuğun kitabı. Tamir olamayan yaralı coğrafya Ortadoğu'da geçiyor. Ardından yine Ece Temelkuran'ın Kıyı Kitabı'nı okumayı düşünüyorum.İkisi de bambaşka yolculuklarda bana eşlik edecekler.
Daha çok hangi tarz okumayı seviyosun*
Tarz olarak daha çok kısa öyküleri ve denemeleri tercih ediyorum. Özellikle yatmadan önce okunulan kısa öyküler çok keyifli oluyor benim için. Bunun dışında klasiklerden vazgeçebileceğimi hiç sanmıyorum, Türk klasiklerinden İnce Memed, yabancılardan Yüzyıllık Yalnızlık ve Dönüş.
Favori 3 yaz kitabın*
19 Ağustos 2013 Pazartesi
fashionandgustoblog Öneriyor!
Borusan Contemporary, 14 Eylül’de açılacak olan 13.İstanbul Bienal’ini iki farklı sergiyle karşılıyor. 14 Eylül’den itibaren Rafael Lozano-Hemmer’ın Vicious Circular Breathing sergisi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Segment #4 seçkisi Perili Köşk’te sanatseverlerle buluşacak. Uluslararası alanda tanınmış sanatçı Rafael Lozano-Hemmer, işlerinde biyometrik alıcılar, projeksiyon cihazları, özel yazılımlar ve mekanik motorlar gibi hem ileri, hem de basit teknolojiler kullanıyor… Tabii hava, kese kağıdı ve insanları da unutmamak lazım. Sanatçının, yaşamsal öğeler aracılığıyla duygusal ve kişisel çağrışımlar yapmayı hedefleyen eserlerinden oluşan Vicious Circular Breathing ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçkiden oluşan Segment #4, Borusan Contemporary Perili Köşk’te görülebilecek.
.jpg)
.jpg)
Yine aynı tarihte izlenime sunulacak bir diğer çalışma ise, Fransız saraylarından dünyaca ünlü moda markalarının etkinliklerine kadar birçok farklı alanda çalışmalarını sürdüren Thierry Dreyfus’un Our Dreams Remain Our Dreams adlı video çalışması olacak. Işığı, sanatının ana unsuru olarak kullanan Dreyfus’un video çalışması Perili Köşk’ün dış cephesindeki balkonlara yansıtılacak.
.jpg)
.jpg)
13. İstanbul Bienali etkinliklerine paralel olarak kurgulanan bu iki sergi, 20 Ekim’de sona erecek Bienal’den sonra da, 16 Şubat tarihine kadar çağdaş sanatın dinamizmini İstanbul’a taşımayı sürdürecek. Bu iki özel etkinliği kaçırmamanız dileğiyle!
18 Ağustos 2013 Pazar
Chloe Sevigny X Opening Ceremony
Yeni sezon koleksiyonlarının bir bir yerini aldığı mağazalarda, sonbaharın heyecanı yaşanmaya başlamışken, orjinal tasarımları ve işbirlikleri ile tanınan Opening Ceremony, yaptığı eğlenceli animasyonla yeni sezon heyecanını arttırdı. Bu sezon için Chloe Sevigny işbirliğinden doğan koleksiyonun 60'lar esintili, eğlenceli videosunu izlemeyen kalmasın.
İyi Pazarlar!
Herkese İyi Pazarlar! Bu pazarın şarkısı Shivaree'den Goodnight Moon. İlk kez Dolce Gabbana'nın İlkbahar-Yaz Erkek koleksiyonu defilesinde keşfettiğim Goodnight Moon, bu yaz kendi playlistimde gün içinde sıklıkla dinlenenler arasında. Melankolik tavrı ve gitar sololarıyla tam da pazar gibi sakin, dingin.
15 Ağustos 2013 Perşembe
Summer Playlist
Yiğit Yüksel, taze bir Sinema TV mezunu. Farklı-deneysel işleri keşfetme yeteneğine sahip olan Yiğit, Summer Playlist'in konuğu oluyor. Bu, fashionandgustobloga ikinci kez misafir oluşu. Blogun ilk postlarından Snapshot bölümünde Yiğit'in çektiği fotoğraflarla Paris'i gezmiştik hatırlarsanız.
Bu yaz kendi playlistinize yeni şarkılar eklemek için Yiğit'in vereceği önerileri bir kenara not edin, çünkü Yiğit eski radyoculardan. İşin içinden, işi bilen bir isim. Radyoculuk zamanında çaldığı İndie-folk playlistiyle dinleyicilere ulaşan Yiğit, bu kez fashionandgustoblog aracılığıyla müzik severlere ulaşıyor. Yiğit'in bu yaz kendi playlistinde neler var neler yok merak edenler...
Aşağıdaki müzikler sizi heyecanlandıracak cinsten.
Bu yaz playlistindeki favori 5 parçan*
Jono McCleery - Ballade(Radio Edit)
Mount Kimbie - You Took Your Time feat. King Krule
Lianne La Havas - Forget (TIP's New Jack Thing Rework)
Pedestrian - Hoyle Road
Austra - Hurt Me Now
Önümüzdeki aylarda gitmeyi planladığın festival/konser var mı*
Rock'n Coke olabilir. Ana sahnede Artic Monkeys, diğer sahnelerde; La Roux, Little Boots, Ellie Goulding, Palma Violets dinlerken keyif alınabilecek isimler. Ama festivallerin yorucu temposu yerine Gigology Onboard Boat party'de boğazda bir tekne üzerinde olmak daha cezbedici gibi.
En unutamadığın festival/konser deneyimin hangisiydi*
Editors ve Suede dinlemeye gittiğim Efes Pilsen One Love 2011, hem kişisel sebeplerden hem de organizasyonun tatsızlığından sıkıcı bir festivaldi.
Tam bir hayal kırıklığı olduğu için unutamadıklarım arasında.
Yeni keşfettiğin isimler var mı bizle paylaşabileceğin*
French Fries ve Bambounou hatta Clekclekboom records'un tamamı diyebilirim. Aşağı yukarı 20 yaşlarındaki dj'ler Paris'te farklı farklı sesler deniyorlar, ortaya kendi deyimleriyle "kavramsal bas müziği" çıkıyor.
Bu yaz "mutlaka dinlemeli" dediğin bir albüm var mı*
Bu yaz çıkmış bir albüm olmasa da Miles Davis - Ascenseur Pour L'Échafaud albümünü dinlemeyen kalmasın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


