14 Ocak 2014 Salı

Vintage Days

 Eskinin nostaljisi, güzelliği bi başka. Yaşanmışlıklar-hikayeler hala kıyafetlerin üzerinde -birşeyler anlatmaya çalışıyorlar gibi. Bir nostaljisever olarak bu çekimi büyük bir heyecanla-mutlulukla yaptım. Çıkan fotoğrafları da görünce heyecanım daha da arttı. Kıyafetlerle- Orkun'un ruhu birebir örtüştü. Ortaya müthiş fotoğraflar çıktı.
***
Güzel iş çıkardık.


Fotoğraf/Styling: Murat Can Uysal
Model: Orkun Destici


Bu postu hazırlarken"kıyafetlerin içine şiirler diken sanatçı" haberiyle karşılaştım - ve hemen yeni birşeyler daha keşfetmenin mutluluğunu yaşadım. Blogda da paylaşmak istedim. Kıyafetlerin içine şiirler diken sanatçı ile tanışmak için projelerine şurdan bakabilirsiniz. agustinawoodgate.com/Poetry-Bombing




Tüm kıyafetler ve aksesuarlar Fikriye Vintage

Milan Men Fashion Week Sonbahar-Kış 2014/2015

Milan Men Fashion Week biterken bir başka moda haftası  Paris Men Fashion Week heyecanı içinde Milan'dan favorilerimi paylaşıyorum/ 
En favori marka sıralamamda ise ödülleri paylaştırıyorum.
 Birincilik -Neil Barrett'a geometrik baskılı sweatshirte,
İkincilik -Salvatore Ferragamo Elektrik mavi paltoya
Üçüncülük -Iceberg'in tümüyle-stylingini beğendiğim 2.looka.


MSMG

FENDI

SALVATORE FERRAGAMO

NEIL BARRETT

 PRADA

13 Ocak 2014 Pazartesi

Radar: Fikriye Vintage

Acaba İzmir'de vintage shop var mıdır? sorumla başladı herşey ve bu tip sorularla devam ederken muhabbet arası-şans eseri arkadaşım Orkun hislerime tercüman oldu. Orkun, gel seni bi yerle tanıştırayım dedi. Fikriye Vintage ile. Fikriye Vintage açılalı 4 ay olmuş ve İzmir'de gizli bir vaha. İçeride ise keşfedilmeyi bekleyen çok şey var. Ben de keşif turuna-öncelikle Fikriye Vintage'ın sahibesi/kurucusu Bağcan'la tanışmakla başladım.  Video-röportajla hem Bağcan'ı tanıyalım, hem de Fikriye Vintage'ı.





Fikriye Vintage, İzmir'de Can Yücel Sokak'ın sonunda yer alıyor. Fikriye Vintage'da  kazaktan elbiseye gömlekten küçük aksesuarlara ne ararsanız var ve çok yakın bir zamanda vintage fötr şapka koleksiyonunu  mağazada bulabileceksiniz. Işıklar açıksa- Fikriye Vintage da açık demektir. Fikriye Vintage'a bir uğrayın, Bağcan'la sohbet edin - güzel müzikler eşliğinde vintage havayı soluyun. 







Bu arada küçük bir dipnot: Fikriye Vintage'ın hemen yanındaki Tek Kelime'ye ve hemen çaprazındaki Aksak Lounge'a da uğrayın- ama özellikle perşembe akşamı jazz'ı canlı canlı dinlemek için Aksak Lounge'a.

İzmir'de böyle keyifli mekanların çoğalması dileğiyle:) 

10 Ocak 2014 Cuma

Jukebox- Cansu's Playlist

Jukebox'un yeni konuğu fashionandgustoblogun sıkı takipçilerinden, benim de eski arkadaşım Cansu Fikirdeşici. 
Cansu yeni müzikler keşfetmeyi-orjinal parçalar dinlemeyi çok seviyor. Zaten, Jukebox bölümüne konuk olacağını duyunca heyecanla playlistini paylaştı, Jukebox için favori 3 parçasını sıraladı. Cansu'nun playlisinden favorim Active Child'dan Hanging On. Ama Cuma gecesine yakışan favorimse Nicolas Jaar Remixiyle bir külte dönüşen Heaven.
Bakalım sizin favoriniz hangisi olacak?
Keyifli dinlemeler!




Jukebox için çalacağın 3 parça*

Bu kış playlistindeki favori 5 parçan*

Yeni keşfettiğin isimler/müzikler var mı bizle paylaşabileceğin*
Yeni iki keşfim var.

"Mutlaka dinlemeli" dediğin bir albüm var mı*
Yakın zamanda kendilerini/müziklerini daha çok duyacağımıza inandığım Half Moon Run'ın Full Circle albümü.

Önümüzdeki aylarda “kaçırılmayacaklar" listene eklediğin bir konser/etkinlik var mı*
Açıkçası bir konser yok ama 123'ü bir performansla İzmir'de izlemeyi çok istiyorum.

8 Ocak 2014 Çarşamba

1 Şehir 1 İnsan: Budapeşte

Sıradaki durağımız Orta Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri, Budapeşte. Rehberimiz ise yüksek enerjisi ve gülüşüyle ünlü arkadaşım Tuba Gülle. Geçtiğimiz yıl Erasmus programı sayesinde keşfettiği Budapeşte'nin en alternatif adreslerini fashionandgustoblog için paylaşıyor- önerdiği mekanlarla da hakkını veriyor. Budapeşte'ye sadece ünlü hamburgeri için bile gidebileceğini söyleyen Tuba, "Tuna kenarında bütün şehir ışıl ışılken şarkılar söyleyip içkini içebiliyorsan o şehir özeldir. Bu özel şehir de benim için Budapeşte" diyor.



3 kelimeyle Budapeşte*
Eğlence, Yenilenme, Mutluluk

Budapeşte'de yapmaktan en çok keyif aldığın şey*
Gece Margitsziget adasında, Tuna nehri kenarında oturup şehrin ışıklarını izlemek.

Macaristan'dan önereceğin bir müzik grubu ya da sanatçı var mı*

Favori Macar gruplarım ve şarkılarım
Intim Torna Illegál - Vágjál lyukat a kádba
Parno Graszt ~ Káde shukár
Palya Bea / La Llorona

Tajtékos Szerda - Canarro "Hej Tulipán"

Ve enerjisi hiç bitmeyen neredeyse 10 performansını izleme fırsatı bulduğum: Mc Kemon! 
Dj Zefil feat. MC Kemon - STR8 Hustlin

Budapeşte'deki favori adreslerin*

Szyputnik
Gördüğüm en ilgi çekici parçaların bulunduğu vintage butik. Dünyanın her yerinden toplanmış kolyeler, deri çizmeler, kot şortlar… Aklınıza ne gelirse var ve hepsi neredeyse hiç kullanılmamış gibi görünüyor. Fiyatlar diğer ikinci el butiklere göre birazcık daha yüksek fiyatlı olsa da verdiğiniz bütün paraya değiyor.

Ring Burger
Eğer siz de benim gibi bir burger canavarıysanız sakın Ring Burger’e gitmeden Budapeşte’den dönmeyin. Birçok öneri sitesinin “Macaristan’daki en iyi hamburgerler” listesinde üst sıralarda bulunan, hazır hiçbir ürünün kullanılmadığı Ring Burger'de favorim ise: Full Extra Burger.

Lampas
Herkesin birbirini tanıdığı, yeni gelen misafirlere ise 40 yıllık arkadaş samimiyetiyle yaklaşılan loş bir pub, Lampas. Tek başıma bile sıkça gittiğim Lampas’ta, caz müzikle içilen Palinkalar “İyi ki Budapeşte’deyim” dedirtiyor.

Corvinteto
Tavan aydınlatmaları, birbirinden dinamik dj performansları ile saatlerce dans etmenin yormadığı nadir yerlerden Corvinteto. Kalabalık arkadaş grupları için de ilk seçeneklerden çünkü özellikle havalar ısınmaya başladıysa içkinizi alıp teras katına çıkabilirsiniz. Buradaki dj setler sizi sallanmak suretiyle dans ettirecektir.

Corvinteto’nun yanındaki hamburgerci
Adı var mı bilmiyorum -ki benim için adı“Corvinteto’nun yanındaki hamburgerci”dir -İçeriye en fazla iki kişinin sığdığı, kapısının önünde de bir masa bulunan bu dükkana ilk gittiğimde çok şaşırdım. Çünkü yaptığı hamburger aynı annelerimizin çocukluğumuzda yaptığı hamburgerin tadına benziyor. Hem de yaklaşık 4 TL. Şöyle ki: Sadece bu hamburgeri yemek için bile Budapeşte’ye gidip dönerim.

Instant
Sabahın erken saatlerine kadar eğlencenin devam ettiği Instant kendi içinde 4 farklı club barındırıyor. Hangi tarz müzik dinliyorsanız dinleyin size uygun bir bölüm var. Benim favorim ise bodrum kat. Küçük ve havalandırmasız bir kat olsa da dj performansları bütün olumsuzluğu unutturuyor.

Szimpla
 Cafe, bar, restaurant, konser alanı gibi farklı bölümleri barındıran bu mekanda etrafı incelemekten kafanız karışacak. Çünkü bir duvarda öncelerden kullanılmış paten gömülü dururken diğer duvarda tornavida var. Ve eğer pazar günü erken bir saatte uyanıp Szimpla'ya giderseniz caz performansları eşliğinde kurulan pazardan en taze sebzeleri ve peynirleri bulabilirsiniz.

Pannonia Festivali
İşte 4 ay boyunca en çok eğlendiğim 4 gün. Bu festivalden bahsetmek istiyorum çünkü yerel bir festival ve turistler tarafından bilinmiyor. Ev arkadaşlarımdan birinin Macar olması sayesinde haberdar olduğumuz Pannonia birçok farklı sahneye ve gruba ev sahipliği yapıyor. 4 gün boyunca devam eden festival arasında Balaton Gölünde yüzebilir, tekne gezintisine çıkabilirsiniz.

 Budapeşte'yi neden tavsiye edersin*
Budapeşte'ye gitmeyi aklının ucundan geçirmeyen birine dahi Budapeşte'ye gitmesini tavsiye ederim Çünkü günün tüm saat dilimlerinde devam eden bir hayat var. Sakin biriyseniz de çok seveceksiniz Budapeşte'yi. Yerinizde duramayan biriyseniz de bayılacaksınız. 
Aa unutmadan giderseniz eğer; benim için de bir Unicum Szilva içmeyi unutmayın. :)


1.İlginç mekan Szimplia.
2.Ring Burger'in Full Extra Burgeri.
3.Tuba ve arkadaşları Pannonia festival alanında pineklerken.
4. Aslanlı Köprü (Chain Bridge-Széchenyi Bridge)
5.Teras katı ve aydınlatmalarıyla ünlü Corvinteto.
 6."İyi ki Budapeşte’deyim” dedirten mekan: Lampas.

London Collections:Men Sonbahar-Kış 2014 #2

London Collections: Men Sonbahar-Kış 2014/2015'in  2.gününden favorilerimle devam ediyoruz. Çok sevdiğim parçaların üzerine mavi yıldızlar iliştirerek... 
Ya total look, ya da  sadece bir ceket ya da ayakkabı. 2014-2015 Sonbaharının gelmesini iple çektiğim-heyecanla beklediğim sezondan en beğenilenler karşınızda.







6 Ocak 2014 Pazartesi

London Collections:Men Sonbahar-Kış 2014-2015

2014 Sonbahar-Kış erkek koleksiyonlarının görücüye çıktığı moda haftası maratonu bugün itibariyle London Collections: Men ile başladı.  Londra'nın kendine has- sokak stiline öykünen tavrı yine podyumdaydı. 1. günün bilançosunda öne çıkan iki markayla başlıyorum posta.  Açılışı saat 10:00'da Lou Dalton yaptı. Lou Dalton, koleksiyonda çiftlik hayatını/havasını nostaljik parçalarla bütünlemişti. Defile boyunca  büyük boyunluklar,  paltolar ve pantolon paçalarının postalların içine sokulduğu bir stylingde modelleri gördük.  Renk paleti de bej ve tonlarındaydı. Lou Dalton'un koleksiyonda  kullandığı kaşmir, kadife gibi kumaşlar koleksiyonu başka bir yere taşımıştı. Özellikle de kadife paltoyla.




Topman Design,  Givenchy'nin başlattığı "gotik" trendi koleksiyonuna taşımıştı. Siyah ve kırmızı rengin hakimiyetindeki koleksiyonda oversize paltolar -özellikle buz mavi olanı hayli dikkat çekici. Kullandığı kumaşlar da öyle. Anlaşılan önümüzdeki sonbahar "modernize-gotik look" Topman Design sayesinde daha da sık görülecek.